<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Nar Tv Kahramanmaraş Haber Kanalınız - Sondakika Haber</title>
    <link>https://www.nartv.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş'tan en doğru, tarafsız ve güncel haberler için Nartv'yi takip edin. Son dakika gelişmeleri ve önemli haber başlıkları anında elinizin altında.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.nartv.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 22:40:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Risk büyük! Buzlardan enfeksiyon uyarısı.]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/risk-buyuk-buzlardan-enfeksiyon-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/risk-buyuk-buzlardan-enfeksiyon-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, hijyenik olmayan buzların yazın mide-bağırsak enfeksiyonlarına neden olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, yaz aylarında kafelerde kullanılan buzların, uygun hijyen şartlarında üretilip muhafaza edilmediği takdirde ciddi sağlık riski oluşturabileceğini söyledi. Dondurma işleminin mikroorganizmaları öldürmediğini belirten uzmanlar, kirli suyla üretilen veya hijyenik olmayan şartlarda saklanan buzların ishal, kusma ve mide-bağırsak enfeksiyonlarına neden olabileceğini ifade etti. Özellikle çocuklar, yaşlılar, gebeler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bu gruplarda ishal ve kusmaya bağlı sıvı kaybının daha hızlı gelişebileceğini ve hastalıkların normalden daha ağır seyredebildiğini ifade etti.<br />
<br />
<strong>"Risk buzun sadece üretildiği sudan kaynaklanmaz"</strong><br />
Buzun sadece donmuş su olmadığını doğrudan tüketildiği için bir gıda olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, "Buzun üretiminden taşınmasına, depolanmasından servis edilmesine kadar tüm aşamalarda gıda güvenliği kurallarına uyulması gerekiyor. Hazır buzlar güvenilir ve denetlenen işletmeler tarafından içme suyu kalitesindeki suyla üretilmişse uygun şartlarda paketlenmiş, taşınmış ve saklanmışsa genel olarak güvenli kabul edilir. Ancak burada risk buzun sadece üretildiği sudan kaynaklanmaz. Buz üretildikten sonra da kirlenebilir. Örneğin buz makinesinin düzenli temizlenmemesi, buz kovasının veya buz küreğinin kirli olması, çalışanların buza çıplak elle temas etmesi ya da buzun açıkta bekletilmesi çapraz bulaşa neden olabilir" dedi.<br />
<br />
<strong>"Kafelerde kullanılan buzlarla ilgili en önemli nokta işletmenin genel hijyenidir"</strong><br />
Toplumda sık görülen yanlış bir düşüncenin, buzun donmuş olduğu için mikropları öldürdüğü yönünde olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel bunun doğru olmadığını söyledi. Yücel, "Dondurma işlemi mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlatır veya durdurur. Ancak birçok bakteri ve virüsü tamamen yok etmez. Buz eridiğinde bu mikroorganizmalar tekrar aktif hale gelerek enfeksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle kafelerde kullanılan buzlarla ilgili en önemli nokta işletmenin genel hijyenidir. Buzun kapalı ve temiz şartlarda saklanması, servis edildikten sonra temiz maşa veya buz küreği kullanılması, buz makinesinin düzenli temizlenmesi, buzun içme suyu kalitesindeki sudan üretilmiş olması gerekir. Ayrıca ambalajlı hazır buz kullanılıyorsa ambalajın sağlam, üreticisinin belli ve uygun şartlarda muhafaza edilmiş olması önemlidir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/risk-buyuk-buzlardan-enfeksiyon-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/07/videolu-haberler/buz.jpg" type="image/jpeg" length="10755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medya akımı hastanelik etti.]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/sosyal-medya-akimi-hastanelik-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/sosyal-medya-akimi-hastanelik-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya akımlarının çocukların sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik konuşan Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "En büyük sorun sosyal medyayla beraber beden algısının değişmesi. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, incelme akımları çok tehlikeli. Anoreksiya başlayabiliyor, kalıcı olabiliyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor' diye diyete başlayıp, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘Sen zayıfsın'a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Sosyal mecralar toplum hayatına büyük etki ederken, uzmanlar sosyal medyanın çocuklar ve ergenlerin sağlığı üzerinde ciddi etkileri olabildiğini ifade ediyor. Kimi zaman sosyal medyadaki aşırı zayıflık ya da farklı beslenme şekillerine ilişkin akımların 18 yaş altı bireyler tarafından da uygulanabildiğini aktaran Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, önemli uyarılarda bulundu. Antalya'daki bir programda konuşan Kıykım, bir hastasının sosyal medyada kişilerin A4 kağıdını karınlarının önüne tutarak vücutlarının bu ölçüye sığıp sığmadığına yönelik zayıflama çabalarından etkilenerek diyete başladığını ve uzun süredir tedavi almak durumunda kaldığını söyledi. Kıykım, zaman zaman ailelerin de bağışıklığı güçlendirmek, büyümeyi desteklemek gibi amaçlarla çocuklarında fazla ve gereksiz takviye kullanabildiğini söyleyerek, bilinçsiz kullanımların toksik etki yapabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>"Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler"</strong><br />
Bilinçsiz takviye kullanımına ilişkin konuşan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "Bu, şu anda bütün dünyanın sıkıntısı. Çoklu vitamin kullanalım, ‘Şu vitamin şuna iyi geliyormuş, illaki takviye alalım.' Sanki takviye almazsak her şey yolunda gitmeyecekmiş gibi bir durum söz konusu hale gelmiş vaziyette. Her vitamin ihtiyaç değildir, toksik etki yapabilir. Başka başka gıda takviyeleri kullanalım, ‘Çocuğumuzun beyni daha gelişsin, boyu uzasın, daha güçlensin' diye çok sayıda takviye yapılıyor. Çocukta etkili olup olmayacağı belli değil, eş zamanlı da gıda güvenliğiyle ilgili sorun yaşayabilirsiniz. Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler" dedi.<br />
<br />
<strong>"İncelme akımları çok tehlikeli, aileler çocuğu iyi takip etmeli"</strong><br />
Sosyal medya kaynaklı akımlar nedeniyle zaman zaman çocuklarda karşılaştıkları durumlara değinen Prof. Dr. Kıykım, "Kişi tercihiyle veganlık yapabilir, herhangi bir sorun yok. Vegan beslenmede bazı vitamin, mineral eksiklikleri oluşabilir, düzenli takip ediliyor olması lazım. En büyük sorun artık sosyal medyanın girişiyle beraber beden algısının değişmesi. ‘Daha ince ya da daha şişman olmalıyım'. Çocuk, bunun için farklı diyetler ve ürünler kullanabilir, bu önemli bir sıkıntı. Beslenmeyi de sadece bir şey popüler oldu diye yapıyorsa, ‘Şu anda popüler, ben bir vegan besleneyim' dediğiniz zaman uygun vitamin, mineral ve kaloriyi de alamayabilirsiniz. Hele ki bazı çocuklar anne, babadan da gizleyerek yapmaya çalışıyor, en büyük tehlike onlarda. O zaman kalori açığı ortaya çıkmış oluyor. En son zayıflayacağım baskısı, akran zorbalığı. Bunun sonunda anoreksiya başlayabiliyor. Beslenme düzensizliğine girebiliyor ve bu kalıcı olabiliyor. Çok dikkat edilmesi lazım. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, hele bu incelme akımları çok tehlikeli" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Sosyal medya her şey için bir standart belirliyor"</strong><br />
"Anoreksiya her zaman var" diyen Kıykım, "Bir önceki nesilde daha fazlaydı, ‘Çok ince olmak zorundayım' diye. Ben zayıflamak istiyorum ve ben zayıf değilim, başka bir şey. En büyük sorun beden algısının bozulması ve devamlı devamlı daha fazla zayıflamaya çalışmaktır. Bu, artık tıbbi bir durum, hastalık haline gelir. Mutlaka müdahale edilmesi gerekir. Önemli olan da o seviyeye gelmeden fark edebilmektir. Çünkü açlıkla yaptığınız her şey; hele ki büyüme çağında vitamin, mineral eksiklikleriyle beynin ihtiyaçlarını karşılayamamak haline gelir. Ergenlik çağı en sorunlu zaman. Sosyal medya her şeye dahil artık, her şey için bir standart belirliyor. Sosyal medyanın size getirdiği başka bir şey daha var; yanınızdaki arkadaşınız yapıyor, ‘Sen niye yapmıyorsun?' diye seni zorlamaya başlıyor. Yapmadığınız zaman zorlanmaya başlıyorsunuz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/sosyal-medya-akimi-hastanelik-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/06/videolu-haberler/d-i-y-e-t.jpg" type="image/jpeg" length="64470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat! Birçok kişi fark etmeden tüketiyor.]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/dikkat-bircok-kisi-fark-etmeden-tuketiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/dikkat-bircok-kisi-fark-etmeden-tuketiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak yaz günlerinde besin zehirlenmelerine yönelik uyarılarda bulunan Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, "Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, gıdaların daha hızlı bozulmasına ve zehirlenmelere neden olabiliyor. Özellikle çabuk bozulabilen et, süt, yumurta, tavuk ve deniz ürünleri gibi gıdaların gerekli şartlarda muhafaza edilmemesi, açıkta bekleyen ürünlerin tüketilmesi ve soğuk zincirin korunmaması gibi durumlara karşı uzmanlar her fırsatta uyarılarını yineliyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Bölümü'nden İdari Sorumlu Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan da gıda zehirlenmelerine karşı uyardı. Prof. Dr. Erdoğan, belirtilere ilişkin bilgi verdi, vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu.<br />
<br />
<strong>"İshal, baş dönmesi, tekrarlayan kusma"</strong><br />
'Yaz aylarında besin zehirlenmesiyle ilgili riskler katlanarak artıyor' diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, "En önemli değişken; sıcakların belirgin şekilde artması ve yiyeceklerin üzerinde bakterilerin hızla çoğalması. Yaz aylarında en çok çekineceğimiz; deniz ürünleri, tavuk ve ilişkili yemekler, açıkta kalmış yiyecekler. Uzun süre dışarıda beklettiğimiz, dolaba koymadığımız, soğuk zincirini bozduğumuz yiyecekler ciddi şekilde besin zehirlenmesi risklerini artırabiliyor. Sokak lezzetlerinde özellikle midyelere dikkat etmek lazım. Tavuk yediniz, birkaç saat sonrasında da bulantınız, kusma şikayetiniz daha sonraki saatlerde ateşlenmeniz, ishaliniz, baş dönmeniz, tekrarlayan kusma ve buna benzer şikayetler gelişirse bu yediğiniz besinle ilgili bir besin zehirlemesi düşünmenizi sağlayabilecek belirtiler" dedi.<br />
<br />
<strong>"Zehirlenme ölüme götürebilir"</strong><br />
Zehirlenme düşünüldüğünde gecikmeden hekime başvurulması gerektiğini aktaran Erdoğan, "Geç zehirlenmeler daha sıkıntılı ve sistemik zehirlenmeler olabiliyor. 48-72 saat sonra başladıysa daha ciddi bir zehirlenmeyle karşı karşıya olabileceğinizi düşündürebilecek şeyler, bunlara dikkat etmek lazım. Zehirlenme ölüme götürebilir, götürmese bile çok ciddi şekilde rahatsız ve hasta hale getirebilir. Tavuğu iyi pişirmediğimiz zaman özellikle iç sıcaklığını 75 derecenin üzerine çıkarmadığımız zaman tifoya neden olabilen salmonella dediğimiz kampilobakter dediğimiz ciddi bakteriler çoğalıp ciddi şekilde hastalanmamıza neden olabilir. Basit bir mangal yapıp tifo bile olma ihtimalimiz var. Besinlerin iyi pişirilmesi ayrı bir önem taşıyor. Çocuklar, gebeler, ek hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ya da onkoloji tedavisi alan hastalar daha yüksek risk altında, çok daha ağır geçirebiliyorlar" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı"</strong><br />
Zehirlenme kaynaklı başvurulara yönelik konuşan Erdoğan, "Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı. Hem Tarım ve Orman hem Sağlık Bakanlığı çok ciddi denetimler yapıyor, ciddi şekilde kontrol ediyor. Yediklerimize, içtiklerimize, hijyenlerine dikkat etmeli, bu ürünlerin bayat olmadığından emin olmaya çalışmalıyız. Tedavi noktasında hastayı değerlendiriyoruz, sıvı ihtiyacına, tansiyonu, hayati değerlerini inceledikten sonra gerekliyse kendisine serum takabiliyoruz. Duruma ve hangi besinle ilişkili zehirlenme olduğuna göre tedavi çok değişebiliyor. Örneğin; bir mantar zehirlenmesinde hasta diyalize kadar gidebilir. En sık tavuklar, midye gibi o tür ürünlerden zehirlenmeler var. Her yıl bu zamanlarda belirgin bir pik oluşuyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/dikkat-bircok-kisi-fark-etmeden-tuketiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/06/videolu-haberler/acilk.png" type="image/jpeg" length="64334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan "Ejderha Nefesi" uyarısı.]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/uzmanlardan-ejderha-nefesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/uzmanlardan-ejderha-nefesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Mahir İğde, “Ejderha Nefesi” olarak bilinen sıvı azotlu atıştırmalıkların ciddi sağlık riski taşıdığını belirterek, “Sıvı azot eksi 196 derecedir ve aniden buharlaşır. Bu ürün kesinlikle tüketilmemeli. Hastalarda ciddi enfeksiyonlar görüyoruz, bağırsak hasarı riski bile var. Ölümcül sonuçlara yol açabilir. Lütfen kendinizi ve çocuklarınızı bu tehlikeden koruyun” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 id="content"></h2>

<p>Son dönemde Türkiye ve dünyada konuşulan "Ejderha Nefesi" olarak isimlendirilerek satılan sıvı azotlu atıştırmalıklara karşı uzmanlar uyarılarda bulundu. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Mahir İğde, görünüşüyle özellikle çocukları cezbeden dondurma gibi çeşitli ürünlerde kullanılan, tüketildiğinde ağız ve burundan beyaz duman çıkmasını sağlayan atıştırmalıkların oluşturabileceği tehlikelere dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>"Sağlık açısından son derece sıkıntılı bir durum"</strong></p>

<p>‘Sıvı azotu alıyorlar, her türlü abur cuburun içine gömüyorlar' diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Mahir İğde, "Sonra hava ile temas ettiğinde; sıvı hali eksi 196 derecedir, bir anda buharlaşmaya başlıyor. Tüketirken ağzınızdan burnunuzdan buharlar çıkıyor, o görüntü insanların hoşuna gidiyor. O yüzden ejderha nefesi deniyor ama sağlık açısından son derece sıkıntılı bir durum. Düşünün, eksi 196 derecede tutulması gereken bir madde, bir anda oda sıcaklığıyla karşılaşınca anında buharlaşmaya başlıyor, yani çok soğuk bir maddeye maruz kalıyorsunuz. Tamamen buharlaşmadan bağırsaklara ve mideye giderse aniden genleşerek bağırsağı delebiliyor. Delmese bile çok yüksek basınç yaptığı için çok ciddi karın ağrısı yapabiliyor. Oradaki bakterilerin bağırsak yoluyla kana karışmasına sebep olarak sepsis dediğimiz çok ciddi enfeksiyonları yapabiliyor. Özellikle alerjik kişilerde hem alerjiyi tetikleyebiliyor, astım atağı, ürtiker gibi hem de alerjik olmayan kişilerde alerji gelişmesine neden olabiliyor" dedi.<br />
<br />
<strong>"Hiçbir şekilde tüketilmemesi gereken bir ürün"</strong></p>

<p>Sözlerini sürdüren Prof. Dr. İğde, "En iyi şartlarda alınması bile çok soğuk bir maddeye maruziyet oluşturduğu için ağızda, yemek borusunda çok ciddi soğuk yanıklarına neden olabiliyor. Çocuğa anormal şartlarda abur cubur veriyorsunuz, abur cuburun kendisi bile zaten çocuklarda çok ciddi alerjik reaksiyonlara, anafilaksi ve benzer problemlere neden olabiliyor. Hiçbir şekilde kullanılmaması, tüketilmemesi gereken bir ürün. Ciddi karın ağrısı, ishal, kusmalara neden olabiliyor, bunlardan bir tanesini bile görseniz direkt acile gitmeniz gerekiyor. Ağzınızdan buhar çıksın diye böyle bir riske girmeye değer mi, kesinlikle değmez. Lütfen hem kendinizi hem çocuklarınızı korumaya çalışın" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Ölümcül durumlara sebep olabiliyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvurulara ilişkin konuşan Prof. Dr. İğde, "Geliyorlar, bir kusma başladığı zaman zaten 8-12 saat gözlemliyoruz. Sıvı vermemiz gerekiyor, yanında enfeksiyon var mı, onu bulmaya çalışıyoruz. Gerekirse koruyucu antibiyotik veriyoruz. Şükür ki şimdiye kadar hiçbir bağırsak delinmesiyle karşılaşmadık ama ciddi enfeksiyonlarla karşılaştık. Bağırsak delinmesi ihtimali olduğu için de çocukları 3-4 gün hatta 5 gün takip etmemiz gerekti. Mümkün mertebe çocuklarımızı içerisinde katkı maddesi olmayan doğal besinlerle büyütmeye çalışalım. <strong>Ejderha</strong> nefesi çok ciddi oranda ölümcül durumlara sebep olabiliyor. Nasıl; bağırsakta aşağı inen buharlaşmamış azotun neden olduğu ani genleşme bağırsak delinmesi yapıp hayatı tehdit edebiliyor. Çok ciddi enfeksiyona ve buna bağlı ölümcül duruma sebep olabiliyor" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/uzmanlardan-ejderha-nefesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/06/genel/t-e-h-d-i-t.webp" type="image/jpeg" length="66460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnmede erken müdahale hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Uygar Utku, inmede erken müdahalenin hayati önem taşıdığını, girişimsel yöntemlerle tıkalı damarların açılabildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Girişimsel Nöroloji İnme Polikliniği'nden Doç. Dr. Uygar Utku, dünyada ve Türkiye'de önemli ölüm ve kalıcı engellilik nedenleri arasında yer alan inme hastalığında erken müdahalenin hayati önem taşıdığını, uygulanan girişimsel yöntemlerle tıkalı damarların açılabildiği ve kanamaya neden olan damarların kapalı yöntemlerle onarılabildiği söyledi.<br />
Kahramanmaraş'ta yaklaşık bir buçuk yıldır aktif olarak 7 gün 24 saat esasına göre sağlık hizmeti sunan Sular Akademi Hastanesi İnme Merkezi kent merkezinin yanı sıra çevre illerden de hasta kabul ediliyor. Daha önce zamanında müdahale imkanı bulunamadığı için birçok hastanın il dışına sevk edildiği, bunun da sağlık ve ekonomik açıdan mağduriyet oluşturduğu ifade eden Sular Akademi Hastanesi İnme Merkezi Direktörü Doç. Dr. Uygar Utku, bölgede verilen hizmetle sorunun büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı kaydedildi.<br />
<br />
<strong>"Covid sonrası genç hastalarda da inme vakalarını görmeye başladık"</strong><br />
Dr. Utku, inmenin dünyanın en önemli ölüm ve özürlülük nedenlerinden birisi olduğunun altını çizerek, "Ne yazık ki çoğu zaman hastalık ortaya çıktıktan sonra karşılaşıyoruz. Ancak günümüzde tedavisi artık mümkün. Kapalı yöntem anjiyo ile tıkalı damarları açabiliyor, kanamaya sebebiyet veren damarları onarabiliyoruz. İnme artık tedavisi mümkün olan bir hastalık. Hasta ve hasta yakınlarımızın bilinçli olması, hızlı ve seri davranması gerekiyor. Çünkü beyin eşittir zaman dediğimiz bir durum söz konusu. Özellikle kovid sonrası genç hastalarda da inme vakalarını görmeye başladık. Bunun bir yaşı da yok. Yerinde ve zamanında müdahaleyle birçok hasta eski sağlığına kavuşabiliyor. Biraz daha sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, hareketli olmak ve sporu hayatın bir parçası haline getirmek gerekiyor. Kahramanmaraş başta olmak üzere Osmaniye, İslahiye, Malatya, Adıyaman ve Urfa bölgelerinden hastalarımıza 7 gün 24 saat hizmet veriyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, KAHRAMANMARAŞ, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/06/kahramanmaras/inmede-erken-mudahale-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="40189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kritik Uyarı: “PCOS Hastası Kadınlar Çocuk Sahibi Olamaz” Sözü Doğru mu?]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-pcos-hastasi-kadinlar-cocuk-sahibi-olamaz-sozu-dogru-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-pcos-hastasi-kadinlar-cocuk-sahibi-olamaz-sozu-dogru-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre PCOS, üreme çağındaki kadınlarda sık görülüyor; ancak hastalık, çocuk sahibi olmaya kesin engel teşkil etmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Polikistik over sendromunun (PCOS), üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen sorunlardan biri olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatma Ketenci Gencer, "Hiçbir zaman ‘PCOS hastası kesinlikle çocuk sahibi olamaz' gibi bir durum söz konusu değil. Önemli olan, yumurtlamayı baskılayan insülin direnci ya da her neyse onu yenebilmek. Tüp bebek tedavisinde bu hastaların gebe kalma şansı diğer kişilere göre daha yüksek. Yaklaşık her 10 kadından birinde görülüyor, poliklinikte en sık karşılaştığımız hasta grubu. Kesin bir tedavisi yok, şikayete yönelik tedavi söz konusu" dedi. Polikistik over sendromu (PKOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda çok yaygın görülen, yumurtalıklarında küçük kistler, adet döneminde düzensizlik, tüylenme, akne ve kısırlığa neden olabilen bir hormon bozukluğu olarak ifade ediliyor. Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Fatma Ketenci Gencer de sendroma ilişkin bilgi verdi, tanı ve tedavi süreçlerine ilişkin konuştu. Doç. Dr. Ketenci Gencer, önemli uyarılarda bulundu.<br />
<br />
<strong>"Kesin bir tedavisi yok, şikayete yönelik tedavi planlıyoruz"</strong><br />
‘PCOS dediğimiz, polikistik over sendromu, metabolik bir hastalık' diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Fatma Ketenci Gencer, "Altta yatan insülin direnci, artmış bir androjen yükü yani kıllanma, sivilcelenme yapan hormonların baskınlığı. Farklı yaş grubunda farklı şikayetlerle geliyorlar. Adölesan döneminde daha çok kıllanma, adet düzensizliği ya da kilo artışıyla hastalar başvururken üreme çağındaki hastalar bir tık daha kısırlık problemleriyle gelebiliyor. Tanı için Rotherham Kriterleri'ni kullanıyoruz.</p>

<p>3 kriter var, ultrasonda gördüğümüz küçük küçük tamamiyle olgunlaşamamış çok sayıda yumurtacığın olması, 2'ncisi artmış sivilcelenme, kıllanma, 3'üncü düzensiz adet görme. 3 kriterden 2'si söz konusu olduğunda tanı koyabiliyoruz. Kesin bir tedavisi yok, şikayete yönelik tedavi planlıyoruz, kişiye özel bir tedavi söz konusu. Özellikle altta yatan insülin direnci çok önemli. Bu durum direnç sebebiyle hastalarda ilerleyen dönemlerde şeker hastalığı olma ihtimalinin yüksek olduğunu bize söylüyor ve aynı zamanda gebelik döneminde gebeliğe bağlı şeker, hipertansiyon bu hastalarda daha sık karşılaştığımız durumlar. Hastayı daha komplike gebelikler bekliyor olabilir. Bunlardan kaçınmak için kilo vermek, hayat tarzı değişikliği, beslenme düzeni, Akdeniz diyeti gibi bu tarz tedaviler ya da insülin hassasiyeti için bazı ek tedaviler, medikal tedaviler verebiliyoruz" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"<strong>PCOS</strong> hastası kesinlikle çocuk sahibi olamaz' gibi bir durum söz konusu değil"<br />
‘<strong>PCOS</strong>'lu hasta tüp bebek tedavisine gittiyse çok yüksek ihtimalle gebe kalıyor' diyen, sendromla ilişkili olabilecek hastalıklara yönelik konuşan Doç. Dr. Ketenci Gencer, "İlerleyen dönemde özellikle insülin direncine bağlı diyabet, diyabetin bütün sebep olduğu hastalıklar, kalp hastalığı, hipertansiyon gibi durumlar. Bu hastalarda östrojen fazlalığı söz konusu olduğu için ilerleyen dönemlerde endometrium yani rahim iç duvarının kanseri, meme kanseri gibi durumlar bir miktar daha fazla. Düzgün takibin çok önemli olduğu hasta grubu. Eğer bir hasta tanı aldıysa üreme ile ilgili problem yaşayabilir ama hiçbir zaman ‘<strong>PCOS</strong> hastası kesinlikle çocuk sahibi olamaz' gibi bir durum söz konusu değil. Önemli olan, yumurtlamayı baskılayan insülin direnci ya da her neyse onu yenebilmek. Yenebilirsek hayat tarzı değişiklikleri olabilir ya da herhangi bir ilaç insülin hassasiyetini arttıran bir ilaç da olabilir. Bu tarz tedavilerden sonra yumurtlamayı sağlayabilirsek kişi spontane yollarla gebe kalabilir. Yumurta çatlatma tedavileri deneyebiliriz ya da bu da olmadıysa tüp bebeğe gidebilir. Tüp bebek tedavisinde bu hastaların gebe kalma şansı diğer hasta grubuna göre daha yüksek" dedi.<br />
<br />
<strong>"PCOS hastası kesinlikle çocuk sahibi olamaz' gibi bir durum söz konusu değil"</strong><br />
Sendromun sıklığına yönelik konuşan Doç. Dr. Ketenci Gencer, "Türkiye'deki oranlarla yurt dışındaki oranlar hemen hemen benzer. Yaklaşık her 10 kadından biri, yani yüzde 10- 13 gibi bir oran söz konusu, sık karşılaştığımız bir durum. Yılda bir kadın doğum muayenesi yeterli ancak 45-50 yaş bandında anormal, fazla miktarda adet kanaması olduğunda asla bu belirti göz ardı edilmemeli, mutlaka kadın doğum hekimine gidip tanı, takip, tedavi yöntemlerine bir an önce başvurulmalı. Memeyle ilgili durumlar çok önemli, 40 yaşından sonra standart tarama prosedürü söz konusu ama bu hastalarda bir tık erken başlanabilir. Kadınlar kendi meme muayenelerini yapmalı, her muayenede memeyi 4 kadrana bölerek kişi her kadranı eliyle muayene ederek eline gelen herhangi bir kitle söz konusuysa acilen hekime başvurmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsülin direncini kırmanın en önemli yollarından birisi kilo vermek, kilo verdiği zaman bazı hasta gruplarında hatta birçoğunda kilo vermek bile tek başına yumurtlamayı geri getirebilir, kişinin spontane gebe kalmasını sağlayabilir. Poliklinikte en sık karşılaştığımız hasta grubu, polikistik over sendromu. Önemli olan, var olan durumun farkında olmak, gerekli olan takipleri, kontrolleri yapmak. Eğer bir kişi PCOS ise ailesinde de diyabet hipertansiyon, kalp hastalığı gibi durumlar varsa bununla alakalı daha temkinli davranmak, yıllık rutinlerini yaptırmak, hekim takibinde olmak önemli. Özellikle aile hekimlerimiz çok güzel takip ediyorlar. 'PCOS var diye çocuk olmaz' diye bir durum söz konusu değil. İnfertilite tedavisinde basamak basamak gittiğimizde en son basamak, tüp bebek tedavisidir. Tüp bebek tedavisinde de en faydalanan grup poliskistik over sendromlu hasta grubudur. Çocuk sahibi olamama gibi bir durum çok söz konusu değil"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-pcos-hastasi-kadinlar-cocuk-sahibi-olamaz-sozu-dogru-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/04/saglik/uzmanlardan-kritik-uyari-pcos-hastasi-kadinlar-cocuk-sahibi-olamaz-sozu-dogru-mu.jpg" type="image/jpeg" length="20478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrısız tüp midesi ameliyatıyla 6 ayda 50 kilo verdi]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te yaşayan Abdullah Yıldız, tüp mide ameliyatı sonrası 6 ayda 50 kilo vererek sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle 170 kiloya ulaşan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Obezite Merkezi’nde gerçekleştirilen ağrısız tüp mide ameliyatının ardından 6 ayda 50 kilo verdi.<br />
Gaziantep’te yaşayan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, fazla kilolarına bağlı gelişen sağlık sorunları nedeniyle Özel Hatem Hastanesi bünyesindeki Obezite Merkezi’ne başvurdu. Fazla kilolarından kurtulmak isteyen Yıldız, yapılan tetkiklerin ardından uzman ekiplerin önerisiyle ağrısız tüp mide ameliyatı olmaya karar verdi. Yaklaşık 45 dakika süren operasyonun ardından tedavi sürecine başlayan Yıldız, düzenli doktor kontrolleri ve yaşam tarzında yaptığı değişikliklerle birlikte 6 ayda 50 kilo vererek 170 kilodan 120 kiloya düştü. Yaşadığı dönüşümle hem sağlığına kavuşan hem de günlük yaşamı kolaylaşan Abdullah Yıldız, bu sürecin kendisi için adeta yeni bir başlangıç olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<strong>"Gaziantep’te sayılı Obezite Merkezlerinden birisiyiz"</strong><br />
Obezite merkezi ile ilgili bilgiler veren Op. Dr. Emin Yılmaz, Gaziantep’teki sayılı merkezlerden biri olduğunu söyleyerek, "Böyle bir merkezi kazandırdığı için hastane yönetimimize teşekkür ediyorum. Malum Gaziantep gastronomi şehridir. Bu durumun artıları olduğu gibi eksileri de var. Eksilerini söyleyecek olursak hastalarımızda beslenme kaynaklı obezite insidansı şehrimizde yüksek olmaktadır. Hastanemizdeki merkez, Gaziantep’te sayılı Obezite Merkezlerinden birisidir. Bizim 12-14 yıllık bir geçmişimiz ve 400’ün üzerinde vakamız mevcuttur. Şuana kadar sıkıntı yaşadığımız hastamız olmadı. Bu merkezde sadece ben çalışmıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beraberimde diyetisyenimiz, fizyoterapistimiz, psikoloğumuz ve bu işleri koordine eden koordinatörümüz bulunmakta. Biz bu merkezi, ekip olarak daha aktif nasıl kullanırız, bunun çalışmaları içerisindeyiz. Dolayısıyla hastalarımız direkt bizimle temasa geçebilir veya gelerek merkezimizde yüz yüze görüşebilirler. Her türlü bilgi ve detayı onlarla paylaşabiliriz. Hastanemizde hem metobolik cerrahi hem de obezite cerrahisi uyguluyoruz. Metabolik cerrahi, diyabeti olan hastalarda uyguladığımız yöntemlerdir. Obezite hastalarında ise Türkiye ve dünyada en çok yapılan tüp mide ameliyatını uyguluyoruz ve bununla hemen hemen istediğimiz tüm verimi alıyoruz" dedi.<br />
<br />
<strong>"Hastamız 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilo verdi"</strong><br />
Tüp mide ameliyatı olan hastasının 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdiğini aktaran Yılmaz, "Abdullah Bey 6 ay önce hastanemize başvurduğunda süper obez grupta bir hastaydı. Biz o dönemde ağrısız tüp mide ameliyatlarına da başlamıştık. Abdullah Bey bize güvendi ve ameliyatını oldu. 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdi. Bu süreçten sonra da devam edecektir. 1 yıl dolduğunda da hedeflediğimiz kiloya ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Hayatımda çok şey değişti"</strong><br />
Kilo verdikten sonra hayatında çok şeyin değiştiğini söyleyen Abdullah Yıldız, bundan sonraki hedefinin ise 90 kiloya düşmek olduğunu ifade etti. Abdullah Yıldız, "Bundan 6 ay öncesine kadar yüksek kilo ve kiloya dayalı hastalıklarım vardı. Hatem Hastanesini ve Emin hocamı çok önerdiler. Bu konuda kendisine başvurdum ve hiç tereddüt etmeden gelerek ameliyat oldum. İlk ağrısız mide ameliyatı olanlardanım. Toplamda 50 kilo verdim. Hayatımda çok şey değişti. Artık merdivenleri çok rahat inip çıkabiliyorum. Kilomu sağlıklı bir şekilde verdim ve vermeye de devam ediyorum. Şuanda 120 kiloyum kendime koyduğum hedef 90 kiloya düşmek" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/04/saglik/agrisiz-tup-midesi-ameliyatiyla-6-ayda-50-kilo-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="74975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğru Bilinen Yanlışlar: Hangi Besin Ne Zaman Tüketilmeli?]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/dogru-bilinen-yanlislar-hangi-besin-ne-zaman-tuketilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/dogru-bilinen-yanlislar-hangi-besin-ne-zaman-tuketilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan sağlık sorunlarının büyük bir kısmı, aslında beslenme alışkanlıkları ve vücudun verdiği sinyallerle doğrudan bağlantılıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan sağlık sorunlarının büyük bir kısmı, aslında beslenme alışkanlıkları ve vücudun verdiği sinyallerle doğrudan bağlantılı. Uzmanlara göre bazı gıdaların yanlış zamanlarda tüketilmesi sindirim problemlerine yol açabiliyor. Aç karnına muz ve turunçgillerin mideyi rahatsız edebileceği, yatmadan önce tüketilen peynirin ise sindirimi zorlaştırarak uyku kalitesini düşürebileceği belirtiliyor. Buna karşılık gün içerisinde tüketilen kuruyemiş ve çikolatanın enerji ve odaklanmayı artırabileceği, gece içilen sütün ise rahatlatıcı etkisiyle uykuya geçişi kolaylaştırdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Sağlıklı yaşamın sadece beslenmeyle sınırlı olmadığına dikkat çeken uzmanlar, günlük alışkanlıkların da büyük önem taşıdığını vurguluyor. Düzenli yürüyüş, yeterli su tüketimi ve dengeli beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiği belirtilirken; elma, süt ürünleri ve çeşitli sebzelerin vücut fonksiyonlarını desteklediği ifade ediliyor. Ayrıca limon, sarımsak, brokoli ve ceviz gibi besinlerin farklı organlar üzerinde olumlu etkiler sağladığına dair yaygın bilgiler, sağlıklı beslenmenin çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p>Öte yandan vücudun verdiği bazı belirtiler, vitamin ve mineral eksikliklerinin habercisi olabiliyor. Baş ağrısı, kulak çınlaması, uyuşma, baş dönmesi ve geç iyileşen yaralar gibi şikayetlerin; magnezyum, D vitamini, B vitaminleri, çinko ve demir eksikliğiyle ilişkili olabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, kesin teşhis ve doğru tedavi için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<p><strong>"Faydalı Bilgiler"</strong><br />
Aç karnına muz yemeyin: Çünkü mide yanmasına neden olur.<br />
Pirinç akşam yemeği değildir: Çünkü halsizliğe ve kilo almaya neden olur.<br />
Sabah veya öğleden sonra kuruyemiş tüketin: Vücuda enerji verir.<br />
Yatmadan önce peynir yemeyin: Sindirimi zordur ve uykunuzu bozabilir.<br />
Gündüz çikolata tüketin: Odaklanmayı artırır.<br />
Gece süt için: Rahatlamaya yardımcı olur.<br />
Turunçgilleri aç karnına yemeyin: Asit mukoza zarlarını tahriş eder.</p>

<p>Her gün 10.000 adım → Ve hasta olmazsınız.<br />
İki elma → Ve doktora ihtiyacınız olmaz.<br />
Bir demet fesleğen → Ve kanser olmaz.<br />
300 gr süzme peynir → Kemikleriniz ve kaslarınız güçlü olur.<br />
2 litre su → Gençliği ve güzelliği uzatır<br />
Gülümse → Ve mutlu olacaksın</p>

<p>Limon → Karaciğeri temizler<br />
Kereviz → Kemikleri temizler<br />
Ispanak → Kanı temizler<br />
Salatalık → Böbrekleri temizler<br />
Sarımsak → Arterleri temizler<br />
Kabak → Pankreası temizler<br />
Havuç → Gözleri temizler<br />
Brokoli → Akciğerleri temizler<br />
Ceviz → Beyni temizler<br />
Yaban mersini → Sinir sistemini temizler<br />
Pancar → Lenfatik sistemi temizler<br />
Yulaf unu → Kan damarlarını temizler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eklem sertliği: Magnezyum eksikliği<br />
Omuz ağrısı: Safra kesesi<br />
Göğüs ağrısı: Yemek borusu reflüsü</p>

<p>Mide ağrısı: Mide bakterisi enfeksiyonu<br />
Sırt ağrısı: Pankreas<br />
Göğüs duvarı ağrısı: D vitamini eksikliği<br />
Ayaklarda yanma hissi: Diyabet<br />
Kalça ağrısı: Kalsiyum eksikliği<br />
Baş ağrısı (alın): Sinüs iltihabı</p>

<p>Tat veya koku kaybı: Çinko eksikliği<br />
Parmaklarda uyuşma: B1 ve B6 vitamini eksikliği<br />
Kulak çınlaması: B12 ve magnezyum eksikliği<br />
Kronik baş ağrısı: Magnezyum ve D vitamini eksikliği<br />
Diş hassasiyeti: Kalsiyum ve D vitamini eksikliği<br />
Yaraların iyileşmesi uzun sürüyor: Çinko ve C vitamini eksikliği<br />
Uyanınca baş dönmesi: Demir eksikliği</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/dogru-bilinen-yanlislar-hangi-besin-ne-zaman-tuketilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/04/saglik/dogru-bilinen-yanlislar-hangi-besin-ne-zaman-tuketilmeli.png" type="image/jpeg" length="16164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta otizme dikkat çeken konferans]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir, KSÜ ve ÖGÇAD iş birliğiyle otizme dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla konferans düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, otizme dikkat çekmek amacıyla konferans düzenledi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi ve Özel Gereksinimli Çocuklar ve Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ÖGÇAD) iş birliğiyle otizme dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla konferans düzenlendi. Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Kongre Salonu'nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler otizmi bilimsel ve sosyal yönleriyle ele aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, otizmin nörolojik temellerinden eğitim süreçlerine, erken tanının öneminden günlük yaşamda karşılaşılan sorunlara kadar birçok başlık kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programa konuşmacı olarak Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Dilber, KSÜ Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hatice Altun, ÖGÇAD Başkanı Hatice Güzel ve Özel Eğitim Uzmanı Dr. Mehmet Küçükgöz katıldı. Uzman isimler, özellikle erken tanının otizmli çocukların gelişiminde belirleyici rol oynadığını vurgularken, ailelerin bilinçlendirilmesi, eğitimcilerin donanımı ve toplumun duyarlılığının artırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Otizmli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılım sağlayabilmesi için kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve aileler arasında güçlü bir iş birliği gerektiği ifade edildi. Etkinlik boyunca katılımcılar, uzmanların aktardığı bilimsel veriler ve saha deneyimleri sayesinde otizme ilişkin bilgi düzeylerini artırma fırsatı buldu. Program, soru-cevap bölümüyle interaktif şekilde tamamlandı. Düzenlenen konferansın, otizme yönelik toplumsal farkındalığın artırılması ve aileler ile eğitimcilerin bilinçlendirilmesi açısından önemli bir katkı sağladığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KAHRAMANMARAŞ, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2026/04/kahramanmaras/kahramanmarasta-otizme-dikkat-ceken-konferans.jpg" type="image/jpeg" length="86392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca'dan "X hastalığı" açıklaması.]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/bakan-kocadan-x-hastaligi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/bakan-kocadan-x-hastaligi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Koca, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından "X hastalığı" olarak isimlendirilen olası salgın hastalığa ilişkin, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Sağlık Bakanı Koca'dan "X hastalığı" paylaşımı: Gerçek hayatta karşılığı yok</h1>

<h4>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "DSÖ'nün verdiği isimle X hastalığı. Gerçek hayatta karşılığı yok. İleride bir gün bir salgın yaşanacak olursa, ona hazırlıksız yakalanmamak için yapılan çalışmalarda teorik anlamda geçiyor." ifadesini kullandı.</h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/bakan-kocadan-x-hastaligi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jan 2024 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2022/07/saglik/korona.jpg" type="image/jpeg" length="98054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku problemi olanlar dikkat]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/uyku-problemi-olanlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/uyku-problemi-olanlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uyku problemi olanlar dikkat: Uykuya daldıran 4-7-8 tekniği nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal hayat ve iş hayatındaki yoğunluk beslenme, uyku gibi bazı temel ihtiyaçların bozulmasına sebep olabilir. Hayat standartının düşmemesinde bu ihtiyaçların rolü son derece büyüktür. Günlük rutinlerin aksamaması adına bunlara dikkat edilmelidir. Fakat kimi zaman elde olmayan sebeplerden ötürü de bu rutinler istenildiği şekilde gitmeyebilir! Bu noktada edinilecek bazı bilgi ve püf noktalar hayatı kolaylaştırma noktasında etkilidir. Bunlardan biri olan 4-7-8 tekniği, daha iyi bir uyku deneyiminde yardımcıdır!</p>

<h2>4-7-8 Tekniği Nedir ?</h2>

<p>Kökleri eski Çin tıbbına dayanan ve nefes düzenleme tekniği olan bu yöntem zihnin ve bedenin gevşeyip rahatlamasında yardımcı olur. Alternatif tıpta sıklıkla önerilip uygulanan bu teknik vücudun işleyişini olumlu yönde etkiler. Stresin, uykusuzluğun, aşırı kaygının bunalttığı zihni arındırmada doğru ve etkili nefes alıp vermek oldukça önemlidir.</p>

<p>Uyumadan evvel bu teknikle alıştırma yapmak için rahat hareket edilebilecek bir yere oturmak veya uzanmak gerekir. 4-7-8 tekniğinde nefes, burundan dört saniye içinde alınır ve bu nefes yedi saniye boyunca tutulur. Sonrasında ise sakince 8 saniye içerisinde tutulan nefes dışarı verilir. Bu tekniğin art arda 3-4 defa uygulanması yeterli olacaktır. Amerikalı Dr. Andrew Weil tarafından geliştirilen bu teknik solunumu düzenler ve sinir sisteminin rahatlamasına da yardımcı olur. Araştırmalara göre bu teknik düzenli olarak uygulandığında uykuya geçiş dakikalar içerisinde gerçekleşir. 4-7-8 tekniğinde bir püf nokta da nefes dışarıya verilirken zihinden de tüm kötü düşünceleri uzaklaştırarak ana odaklanmaya çalışmaktır!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Doğru Nefes Egzersiziyle Uykuya Hazırlanın!</h2>

<p>Uyku öncesi doğru rutinler oluşturmak ve bunları bir alışkanlık haline getirmek gün içinde daha zinde, konsantre olmaya yardım eder. Uykudan önce nasıl ki yeme-içme düzeni, fiziksel yorgunluk gibi unsurlar uykuyu etkiliyorsa yanlış şekilde nefes alıp vermek de uykuyu etkiler. Kaliteli ve yeterli bir uyku için doğru bir şekilde nefes alıp verme kişiyi hem bedensel hem de zihinsel açıdan etkiler. Solunum tekniklerini bilmek ve bunları düzenli aralıklarla uygulamak bu açıdan önemlidir. Özellikle 4-7-8 tekniği vücuda doğru şekilde oksijen girmesini sağlayarak endişe ve huzursuzluğu engellemede etkili olur.Uyku Bozukluluğu yaşayanlara uzmanlar tarafından sıklıkla önerilen bu teknik uyku üzerinde pozitif bir etkiye sahiptir. Oldukça basit bir nefes egzersizi olan bu teknikle daha iyi ve sağlıklı bir uyku mümkün!</p>

<p></p>

<p>Uzmanların önerdiği başka bir uygulama ise 10-3-2-1 yöntemi. Uykudan10 saat önce kafein kullanmayı bırakın, son yemeğinizi uykudan 3 saat önce yiyin, 2 saat önce çalışmayı bırakın ve 1 saat önce ekran kullanımını kesin.&nbsp;</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/uyku-problemi-olanlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jan 2024 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2024/01/saglik/uyku-3.jpg" type="image/jpeg" length="80137"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özellikle bu kişiler dikkat! Grip deyip geçmeyin]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/ozellikle-bu-kisiler-dikkat-grip-deyip-gecmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/ozellikle-bu-kisiler-dikkat-grip-deyip-gecmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, kış mevsimi ile birlikte acil servislerde sık görülen viral solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uyarıda bulundu. Nezle veya grip olduğu düşünülerek üzerinde durulmayan hastalıkların zatürreye çevirebileceğini söyleyen Özlü, dikkatli olunması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle 5 yaş altı ile 65 yaş üstünde ve astım, KOAH, bronşektazi, kalp yetmezliği, şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı, kanser, lenfoma, lösemi gibi kronik bir hastalığı olanlarda viral solunum yolu enfeksiyonunun ağır seyredebildiğini ve komplikasyonlar gelişebildiğine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlü, En sıklıkla zatürre, solunum yetmezliği, dolaşım yetmezliği, böbrek yetmezliği gibi komplikasyonlar görülüyor. Bu kişilerde klinik olarak tablo çok hafif görünse bile bir hekime başvurmak ve muhtemel komplikasyonları erken fark ederek uygun tedaviye başlamak çok önemlidir ifadelerini kullandı. &nbsp;Viral solunum yolu enfeksiyonlarının genç ve bağışıklık sistemi güçlü kişilerde genellikle hafif üst solunum yolu enfeksiyonu (nezle, soğuk algınlığı, farenjit, sinüzit, larenjit, trakeit vb) şeklinde seyrettiğini vurgulayan Prof. Dr. Özlü, şunları söyledi: Viral solunum yolu enfeksiyonları sıklıkla öksürük, ateş, burun akıntısı, hapşırık, geniz akıntısı, baş ağrısı, halsizlik, kırgınlık, kas ve eklem ağrıları, bulantı, tat ve koku kaybı gibi semptomlarla kendini gösterir. Genç ve sağlıklı kişilerde de eğer bu belirtiler çok ağır ise, hastanın klinik durumu bozuksa, ateş çok yüksek ve/veya birkaç gün içinde düşmüyorsa, aşırı öksürük ve hele hele solunum sıkıntısı, morarma, şiddetli göğüs ağrısı gibi semptomlar varsa mutlaka bir göğüs hastalıkları hekimince değerlendirilmelidir. Üst solunum yolu enfeksiyonları ile zatürre ayrımı hayati önemi haizdir. 'Nezledir, griptir geçer' denilir ve zatürre atlanırsa sonuç üzücü olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Nezle, soğuk algınlığı gibi başlayıp, bir iki gün içinde iyileşen hastada 3-4 gün içinde yeniden bir ateşlenme, öksürük ortaya çıkarsa bu muhtemelen bir bakteriyel enfeksiyonun eklenmesi anlamına gelebilir. Bu kişiler de ikinci atağı ciddiye almalı ve hekime başvurmalıdırlar. Viral solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerin topluma karışmaması, çocukların okula gönderilmemesi ve evde 7-10 gün istirahat etmelerinin salgının önlenmesi için çok etkili bir yöntem olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özlü, Hastaların topluma girmesi gerekli ise maske takmaları diğer kişilere bulaşmayı büyük oranda önler. Sağlam kişilerin hasta olmamak için bu tür semptomları olan kişilerle temas etmemeleri, sarıp kucaklaşmamaları, öpüşmemeleri ve tokalaşmamaları gerekir. Kapalı, kalabalık, iyi havalandırılmayan mekânlardan uzak durmak, diğer kişilerle paylaşılan ortamları sık sık havalandırmak, sık sık elleri su ve sabunla en az 20 saniye ovalayarak yıkamak gerekir diyerek uyarılarını sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/ozellikle-bu-kisiler-dikkat-grip-deyip-gecmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jan 2024 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2022/11/saglik/oksuruk.jpg" type="image/jpeg" length="52879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grip ve Nezlenin Doğal İlacı: Kelle Paça]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/grip-ve-nezlenin-dogal-ilaci-kelle-paca</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/grip-ve-nezlenin-dogal-ilaci-kelle-paca" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kelle Paça grip, soğukalgınlığı, nezlenin en lezzetli ilacıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>içeriğindeki kolajen, vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklık sisteminizi etkili bir şekilde güçlendirir. Hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı vücudunuzu korumaya yardımcı olur. Omega-3 bakımından da zengin olan paça çorbası, beyinsel gelişimi ve zihin sağlığını korur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“GRİPSENİZ BOL BOL KELLE-PAÇA İÇİN”</strong></p>

<p>• Mutlaka istirahat edin.<br />
• Bol miktarda sıvı tüketin.<br />
• Bulunduğunuz mekânı sık sık havalandırın.<br />
• İçeceğiniz çorbalar iyileşmenizde son derece etkili olacaktır: Bol bol kelle paça çorbası için. Bunlar, bağışıklığınızı destekleyen fermente gıda içeren çorbalardır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Haber, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/grip-ve-nezlenin-dogal-ilaci-kelle-paca</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jan 2024 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2024/01/saglik/kelle-paca.jpg" type="image/jpeg" length="97823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seyyar sandığın son günü!]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/seyyar-sandigin-son-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/seyyar-sandigin-son-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yatağa bağımlı hastalara seyyar sandıkta oy kullanma imkanı sağlıyor. Başvuru işlemleri bugün sona eriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturulacak. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.</p>

<p>Bunun için öncelikle, hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı olan kişilerin seçmen olup olmadığı E-Devlet&nbsp;üzerinden veya&nbsp;<a href="http://ysk.gov.tr" rel="nofollow">http://ysk.gov.tr</a>&nbsp;adresinden kontrol edilmeli.</p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca&nbsp;konuyla ilgili sosyal medya&nbsp;hesabından bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yatağa bağımlı kişi seçmense,<a href="http://ysk.gov.tr" rel="nofollow">http://ysk.gov.tr</a>&nbsp;adresinde bulunan veya İlçe Seçim Kurullarından temin edilecek Seyyar Sandık Talep Formu alınmalı.</p>

<p>Bu formla birlikte, “Engeli Nedeniyle Yatağa Bağımlı Olduğu’’ veya ‘’Hastalığı Sebebiyle Yatağa Bağımlı Olduğu’’ ibaresinin yer aldığı sağlık raporuyla form, İlçe Seçim Kuruluna veya İlçe Seçim Kuruluna gönderilmek üzere muhtarlığa teslim edilmeli. İşlemler bugün sona eriyor. &nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Haber, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/seyyar-sandigin-son-gunu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jan 2024 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2024/01/saglik/seyyar-secim.jpg" type="image/jpeg" length="26879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balon balığı uyarısı! Bu şehirlere dikkat]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/balon-baligi-uyarisi-bu-sehirlere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/balon-baligi-uyarisi-bu-sehirlere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 7 kişilik bir aile, yedikleri balon balığından zehirlendi. Uzmanlar ise denizlerimizdeki yeni tehlikeye dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balon balığının Ege ve Marmara'ya akın ettiğini söyledi: İstanbul ve İzmir'de tedbirler artırılmalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hatay'da 7 kişilik bir aile, yedikleri balon balığından zehirlendi. Yaşanan olay, denizlerimizdeki tehlikeyi bir kez daha akıllara getirdi.</p>

<p>İzmir Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Metin Karan ise balon balığının Kızıldeniz'den gelerek Akdeniz'e yerleştiğini söyledi.</p>

<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte balon balığının yeni rotasına dikkat çekti. Balon balığının Ege ve Marmara Denizi'ne akın ettiğini belirten Metin Karan, "Balon balığı türlerini fotoğrafları ile tanıtmak lazım. Bu balığın her türü oldukça zehirli ve tehlikeli oluyor" dedi.</p>

<p>SEBEBİ SICAKLIĞIN ARTMASI...<br />
İklim değişikliklerinden dolayı balon balıklarının güneyden göç ettiklerini vurgulayan Karan, şöyle devam etti: Eskiden kış ayları daha soğuk geçtiği için bölgemizde yoktu. Ancak iklim sıcakları daha yüksek olduğu için balık şu an hep göç halinde. Türkiye'de Tarım ve Orman Bakanlığı balon balığı ile mücadele için tanesini 5 TL'den alıyor.</p>

<p>Ancak Avrupa ülkelerinde balon balığının tanesini balıkçılardan 2 dolara aldıklarına dair bilgi aldım. Türkiye'de ucuz olduğu için balıkçılar da avlamak istemiyor. Böylelikle balon balığı, her geçen sene daha fazla artıyor. Şu an balon balığının avlanma oranı yüzde 1 bile değil.</p>

<p>Bu nedenle balıkçılara verilecek destek ya da alım fiyatının artırılması ile avlanma oranı yükseltilebilir ve balon balığı oranının normale dönmesi sağlanabilir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Haber, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/balon-baligi-uyarisi-bu-sehirlere-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2024/01/genel/balon-baligi.jpg" type="image/jpeg" length="93009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kobra Murat helallik istedi!]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/kobra-murat-helallik-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/kobra-murat-helallik-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kobra Murat'tan kötü haber! Eğlenceli roman şarkıları söyleyerek kendini Türkiye'ye tanıtan, kendine has kişiliği ile dikkatleri üzerine çeken 'Kobra Murat' lakaplı Murat Divandiler bu defa üzdü!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'dan dönerken uçakta aniden karnında bir patlama hissettiğini dile getiren 'Kobra Murat' Murat Divandiler soluğu hastanede aldı. Ölüm tehlikesi olan bir ameliyata gireceğini hasta yatağından duyuran Kobra Murat sevenlerinden dua ve helallik istedi.</p>

<p>Şov dünyasının eğlendiren simlerinden Kobra Murat Belçika dönüşünde soluğu hastaneden aldı. Durumu acil olan Kobra Murat ölüm tehlikesiyle ameliyata alındı. Eğlenceli roman şarkıları söyleyerek kendini Türkiye'ye tanıtan, kendine has kişiliği ile dikkatleri üzerine çeken 'Kobra Murat' lakaplı Murat Divandiler ameliyattan önce sevenlerinden helallik istediği bir paylaşım yaptı.</p>

<p><strong>KOBRA MURAT'IN HASTALIĞI NE?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kobra Murat'tan kötü haber! Eğlenceli roman şarkıları söyleyerek kendini Türkiye'ye tanıtan, kendine has kişiliği ile dikkatleri üzerine çeken 'Kobra Murat' lakaplı Murat Divandiler bu defa üzdü! Belçika'dan dönerken uçakta aniden karnında bir patlama hissettiğini dile getiren 'Kobra Murat' Murat Divandiler soluğu hastanede aldı.</p>

<p>Kobra Murat paylaştığı videoda, "Buradan bir açıklamada bulunacağım. Belçika Gent'den gelirken uçakta aniden karnımda bir patlama oldu. Ambulansla beraber direkt Balat'a hastaneye geldik. Tetkikler yapıldı. Maalesef bağırsağım çatlamış.</p>

<p>Şimdi beni ameliyata alacaklar. Bu ameliyat süreci 1 ay sürecekmiş. Hepinizden helallik istiyorum. Hepinizden dualar istiyorum. Şuana kadar sizleri eğlendirdim. Her zaman oynadık, güldük ve güzel günler gördük. Dualarınızla Allah devamını getirsin inşallah. İyileşme sürecinde de gidemediğim işlerin bütün ücretleri geri ödenecektir.</p>

<p>Hakkınızı helal edin. Doktor yüzüme ameliyatımın bayağı ağır geçeceğini söyledi. Ölüm tehlikesi olan bir ameliyat. İnşallah dualarınızı bekliyorum." ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>SON SAĞLIK DURUMU</strong></p>

<p>Saatler süren ameliyat sonrası Kobra Murat yoğun bakıma alındı. Ailesine göre durumu iyiye gidiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Haber, Magazin, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/kobra-murat-helallik-istedi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Dec 2023 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2023/12/magazin/kobra.jpg" type="image/jpeg" length="77844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz ilaç kullananların bu organları risk altında!]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/bilincsiz-ilac-kullananlarin-bu-organlari-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/bilincsiz-ilac-kullananlarin-bu-organlari-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilinçsiz ilaç kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulunan Türk Böbrek Vakfı yönetim kurulu üyesi ve nefroloji uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şükrü Sever, Kardiyorenal sendroma dikkati çekti. Prof. Dr. Sever, bilinçsiz ilaç kullanımının böbrek, kalp ve diğer organlarda tahribata sebep olunabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3>Prof. Dr. Şükrü Sever, “Vücuttaki tüm organlar birbiri ile işbirliği içindedir. Kalp ve böbrek arasında bu işbirliği diğer organlara göre daha fazladır. Böbrek bu organların başında geliyor. Bu nedenle kardiyorenal sendrom dediğimiz kalp - böbrek sendromu karşımıza sıklıkla çıkmaktadır. Bu hastalığın 5 alt grubu var. Kardiyorenal sendrom kalbin hastalanıp böbreği etkilemesi, renokardiyak sendrom ise önce böbreğin hastalanıp kalbi etkilemesi. Şeker, yüksek tansiyon, şişmanlık, metabolik sendrom, damar kireçlenmesi, kolesterol yüksekliği, iki organ için de risk faktörüdür” diye konuştu.</h3>

<p></p>

<h3>Doktor, “Romatizmal ilaçlar, bazı kontrast madde ilaçları, antibiyotikler, rasgele ilaç kullanmak, bitkisel adı altında kullanılan ilaçlar kardiyorenal sendroma neden olabilir” diye uyardı.</h3>

<h3>Sever, “Ancak bilinçsiz kullanılan her ilaç böbrek, kalp ve diğer organlarda tahribata neden olabilir. Hekiminize sormadan ilaç kullanmayın” diye ekledi.</h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/bilincsiz-ilac-kullananlarin-bu-organlari-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Dec 2023 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2022/12/saglik/bagirsak-agrisi.jpeg" type="image/jpeg" length="36882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Covid'in yeni varyantı hızla yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/covidin-yeni-varyanti-hizla-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/covidin-yeni-varyanti-hizla-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünyanın birçok ülkesinde görülen koronavirüsün bir alt varyantı JN.1'i, hızla yayılması nedeniyle “dikkate alınması gereken varyant” kategorisine aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Covid varyantı Omicron’un alt varyantı JN.1, dünyada nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alan Hindistan, Çin ve ABD’de de görüldü.</p>

<p>WHO yetkilileri, kamu sağlığı için riskin şu anda düşük olduğunu ve mevcut aşıların koruma sağlamaya devam ettiğini söylüyor.</p>

<p>Ancak yetkililer bu kış, Covid vakalarının ve diğer enfeksiyonların artabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Grip, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve çocukluk çağı pnömonisi gibi solunum yolu virüsleri de Kuzey Yarımküre'de yükselişte.</p>

<p>Covid'e neden olan virüs zaman içerisinde değişime uğruyor ve bu farklı varyantların ortaya çıkmasına yol açıyor.</p>

<p>Omicron bir süredir dünya çapında baskın olan varyant konumunda.</p>

<p>WHO, şu anda JN.1 de dahil olmak üzere Omicron ile bağlantılı bir dizi “dikkate alınması gereken varyantı” takip ediyor, ancak bunların hiçbiri henüz endişe verici görülmüyor.</p>

<p>Koronavirüs vakalarında artışa neden olabileceği öngörülüyor</p>

<p>JN.1, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre şu anda ülkede en hızlı yayılan varyant ve enfeksiyonların yüze 15 ila 29'unu oluşturuyor.</p>

<p>İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı da, JN.1'in şu anda laboratuvarda analiz edilen pozitif Covid vakalarının yaklaşık yüzde 7'sini oluşturduğunu ve bu ve diğer varyantlarla ilgili tüm verileri izlemeye devam edeceğini söyledi.</p>

<p>JN.1'in hızla yayılmasının nedeni muhtemelen spike proteininde türediği BA.2.86 varyantınınkine ek bir mutasyona sahip olması.</p>

<p>WHO'nun risk değerlendirmesinde, "Bu varyantın, özellikle kış mevsimine giren ülkelerde diğer viral ve bakteriyel enfeksiyonlardaki artışın yanı sıra koronavirüs vakalarında artışa neden olabileceği öngörülüyor" deniliyor.</p>

<p>WHO'ya göre, JN.1'in aşıların sunduğu bağışıklığı ne kadar aşabildiği konusunda hâlâ sınırlı kanıt bulunuyor.</p>

<p>Bu varyantın insanları öncekilere göre daha fazla hasta ettiğine dair bir kanıt yok.</p>

<p>Ancak WHO yetkilileri, Covid'le hastaneye kabul edilen kişilerle ilgili veri raporlayan ülkelerin sayısının önemli ölçüde azalması nedeniyle, bu varyantın sağlık üzerindeki etkisini belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enfeksiyonları ve ciddi hastalıkları önlemek için WHO şunları öneriyor:</p>

<p>Kalabalık ve kapalı alanlarda maske takın<br />
Öksürdüğünüzde ve hapşırdığınızda ağzınızı kapatın<br />
Ellerinizi düzenli olarak temizleyin<br />
Özellikle riskli kategorideyseniz, güncel Covid ve grip aşılarını yaptırın<br />
Covid belirtileriniz varsa test yaptırın</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Haber, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/covidin-yeni-varyanti-hizla-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2023/12/saglik/virus-1.jpg" type="image/jpeg" length="50323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ucuz zeytinyağlarına dikkat edin!]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/ucuz-zeytinyaglarina-dikkat-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/ucuz-zeytinyaglarina-dikkat-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak, zeytinyağında hileli ürünlere karşı uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toprak, zeytinyağı olarak farklı yağlardan oluşan karışımların ucuza satıldığını belirtip, "Ucuz gördüğünüz ürünleri almayın. Yol kenarında plastik şişelerde satılan ürünleri 'Ali Amca' ya da 'Ayşe Teyze' diye güvenip, alıyoruz ama bu ürünlerde taklit ve tağşiş yapılma olasılığı oldukça yüksek" dedi.</p>

<p>Uzmanların sağlıklı olduğu için tüketilmesi yönünde tavsiyede bulunduğu zeytinyağı, vatandaştan talep görüyor. Zeytin hasadıyla birlikte toplanan zeytinler sofralık ya da zeytinyağı olmak üzere ayrılıyor.</p>

<p>Gıdada en çok hile yapılan ürünlerden birinin zeytinyağı olduğunu belirten Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak, zeytinyağında sahteciliğe karşı uyarılarda bulunarak, "Bölgeden bölgeye değişmekle birlikte zeytin hasadı ekim ile kasım ayında başlayarak şubat ayının sonuna kadar sürer. Zeytin ve zeytinyağının kültürümüzde çok önemli bir değeri var. Anadolu'da sıkça tüketilen ve üretilen bir ürün. Antioksidan bir ürün, kalp dostudur. Bu nedenle zeytinyağı tüketimi her aşamada kullanılabilir. Mesela kızartmada kullanılmaz düşüncesi yanlış bir bilgidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Tüketici kandırılıyor"<br />
Bu sene zeytin az olduğu için fiyatının arttığına dikkat çeken Toprak, ucuz ürünlerden uzak durulması gerektiğini belirterek, "Taklit ve tağşiş olabiliyor. Sahte ürünü gözümüzde ayırt edemeyiz. Laboratuvarda ancak ayırt edilebilir. Bu nedenle zeytinin kilogram fiyatı belli. Normal bir sızma zeytinyağını alıyorsanız bunu 150, 300 lira arasında bulmanız çok zor.</p>

<p>Kaliteli bir zeytinyağının içerisine daha yüksek asit orana sahip, kalitesiz zeytinyağı ile karıştırıyorlar ya da tohum yağı dediğimiz yağlar kullanılıyor. Örneğin ayçiçek yağı gibi. Böylelikle tüketicinin kandırılması söz konusu oluyor. Vatandaşlar gerçek ürün satın aldığını zannederek zeytinyağının faydalı bileşenlerine vücuduna alamıyor. Daha fazla ücret ödeyerek ayçiçek yağını kullanmış oluyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"174'ü arayıp şikayet etmek gerekir"<br />
Toprak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Ucuz gördüğünüz ürünleri almayın. Yol kenarında plastik şişelerde satılan ürünleri 'Ali Amca' ya da 'Ayşe Teyze' diye güvenip, alıyoruz ama bu ürünlerde taklit ve tağşiş yapılma olasılığı oldukça yüksek. Ayrıca plastik şişede satılan ürünlerde şeffaf olduğu için ışık geçirgenliği fazla ve bu nedenle 'acılanma' dediğimiz kalitesinde azalma olur. Bu ürünler tek kullanımlık olması nedeniyle, şişeden küçük plastik parçaları gıdaya da geçebilir. Muhakkak ambalajlanmış, paketlenmiş ürün almak lazım. Şüphelendiğiniz ürün olursa da 'Alo 174'ü arayıp şikayet etmek gerekir. Vatandaşımız kaliteli bir ürün de alırsa bunu evinde, ışık geçirmeyen bir ortamda muhafaza etmeli"</p>

<p>Toprak, ayrıca tarım ve orman müdürlüklerinin bu dönemde yoğun denetim yaptığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Haber, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/ucuz-zeytinyaglarina-dikkat-edin</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2023/12/genel/zeytinyagi.jpg" type="image/jpeg" length="55297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[109 Gazzeli daha tedavi için Türkiye'ye getirilecek]]></title>
      <link>https://www.nartv.com.tr/109-gazzeli-daha-tedavi-icin-turkiyeye-getirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nartv.com.tr/109-gazzeli-daha-tedavi-icin-turkiyeye-getirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı Mısır’a giden A400M uçağı ile 109 Gazzeli hastanın tedavi görmek amacıyla Türkiye'ye getirileceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığı'nın talebi üzerine Türkiye'de tedavi görecek olan Gazzeli hastaların ve refakatçilerin tahliyesi için Hava Kuvvetleri'ne ait A400M uçağı görevlendirildi. Kayseri'den havalanan ve Mısır'a giden uçakta 10 kişilik sağlık personeli bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün yaptığı açıklamada, Gazze'den&nbsp;Mısır'a geçişleri sağlanan 61 hasta ve 49 refakatçinin, tedavilerinin devamı için Ankara'ya getirileceğini duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Güncel, Haber, Manşet, Sağlık</category>
      <guid>https://www.nartv.com.tr/109-gazzeli-daha-tedavi-icin-turkiyeye-getirilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Nov 2023 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nartvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/nartv-com-tr/uploads/2023/11/genel/ucak-2.jpg" type="image/jpeg" length="69583"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
